Oto pazarında vekâletnameyle araç satışı

Sponsorlu içerik

Bu bölümde: 6 makale
  1. Araç değerlemesi uzmanların işidir
  2. Subaru grubundan otomobil haberleri
  3. İnternetten güvenle araba nasıl satın alınır
  4. Ukrayna bankalarında haczedilmiş araç satışı
  5. Oto pazarında vekâletnameyle araç satışı
  6. Otomobil nereden alınmalı?

Oto pazarında araç satışı Sanırım herkes bir zamanlar “vekâletnameyle araç satışı” denen şeyi duymuştur. Bu yöntem, özel kişiler arasında oto pazarı üzerinden araç alım satımında çok sık kullanılır. Aslında bu tür bir “alım satım”, satıcının alıcıya aracı kullanma yetkisi veren el yazısı bir vekâletname düzenlemesinden, alıcının da karşılığında satıcıya kararlaştırılan tutarı vermesinden ibarettir. Bunun yalnızca para ve zaman tasarrufu için yapıldığı açık; sözleşme yapmaya ve kayıttan düşürme-kayıt ettirme işlemine harcamaya yazık gelen para ve zaman bunlar. Her şey harika görünüyor: Ukrayna’daki DAI’ye (eski trafik polisi) gitmeye, kayıt yaptırmaya, plakalar ve ruhsat için kuyruklarda beklemeye gerek yok.

Ancak vekâletnameyle araç satışının önemli bir eksisi var. Şöyle ki, aracı bu yolla satın alarak hukuken yalnızca kullanım anlamında sahibi olursunuz, tam anlamıyla sahibi değil. Yine de pek çok kişi “malik” ile “zilyet” kavramları arasındaki farkı anlamıyor. Kısaca açıklayalım. Malik, aracın kendisine ait olduğu kişidir. Malik aracı satma, hediye etme ve genel olarak istediği gibi tasarruf etme hakkına sahiptir. DAI’nin veri tabanında aracın devlet plaka numaraları tam olarak onun üzerine görünür ve ruhsata yazılan ad da onunkidir.

Zilyet ise yalnızca aracı elinde bulundurabilen kişidir. Daha basit söylersek, yasal malik ona bu hakkı vermekten vazgeçene kadar bir süre kullanan kişi. Yani vekâletname karşılığında satıcıya para verirken, resmen aracın kendisini değil, yalnızca onu kullanma hakkını alırsınız. Böyle bir araçla yolda gidebilir, muayeneden geçirebilir ve zorunlu trafik sigortası (OSCPV) yaptırabilirsiniz; hatta vekâletnamede belirtilmişse aracı satabilirsiniz de; ama böyle bir satışa kadar araç size ait değildir.

İşte vekâletnameyle araç alırken olayların alabileceği birkaç olası seyir:

  1. Malik beklenmedik biçimde ölebilir. Bu durumda merhumun mirasçıları araca canlı bir ilgi gösterir. Kanun, aracı sizden almalarına izin verir; ama karşılığında verdiğiniz parayı size geri verecekleri pek de olası değil.

  2. Aracın maliki alacaklılara ciddi borçlanabilir ve alacaklılar borcun iadesi için aleyhine dava açabilir. Mahkeme böyle bir davayı kabul ederse, borçlunun tüm malına, “vekâletnameyle” düşüncesizce satın aldığınız otomobil de dahil, haciz konur.

  3. Aracın malikinin eşi, aracın size iade edilmesini mahkeme yoluyla talep etmeye karar verebilir. Gerekçesi, otomobilin evlilik birliği içinde edinilmiş mal olması ve eşlerden diğerinin bu malı onun haberi olmadan elden çıkarmasıdır.

  4. Malik vekâletnameyi basitçe iptal edebilir. Kanuna göre aracın sahibi bunu her an yapabilir. Başka bir mesele de şu: aracı geri almak isteyip de size ulaşamazsa, çalıntı başvurusu yazabilir ve araç aranmaya başlanır.

Şunu da belirtmek gerekir ki vekâletnameyle satış satıcı için de sıkıntı vaat ediyor. Ukrayna’da şu anda trafik kuralı ihlallerinin görüntülü kayıt sistemi yaygın biçimde uygulamaya konuyor; üstelik tüm cezalar, ihlal anında direksiyon başında kim varsa ona değil, araç sahibine kesiliyor. Taşıt vergisini de unutmayalım: ödeme makbuzu da her yıl doğrudan aracın sahibine gelecek.

Sanırım bir düşünmeye değer: tasarruf edilen tek bir gün yüzünden sonradan beklenmedik biçimde ortaya çıkan zorlukları halletmek için uçsuz bucaksız zaman harcamaya değer mi? Standart alım satımı sözleşmeyle yaptığınızda, hem yeni aldığınız otomobil hem de paranızın boşuna harcanmadığı konusunda içiniz rahat olur.